fbpx

Efes Antik Kenti Gezi Notları

        Yıllardır gitmek istediğim fakat bir türlü zaman bulamadığım bir yer olan Efes Antik Kenti gezimi sonunda yapabildim. Minik bir İzmir tatili bize oldukça iyi geldi doğrusu. Antik kent ile ilgili klasikleşmiş bilgilerin yanında size bana ilginç gelen özelliklerinde anlatmaya çalışacağım.

NEREDEYMİŞ BU EFES?

     Efes antik kenti İzmir Selçuklu ilçesinde yer alıyor. Eski bir Rum köyü olan Şirince’ye de arabanızla yarım saat gibi bir süre uzaklıkta, gelmişken uğramak isterseniz diye ekliyorum.  Biz de öyle yaptık, Şirince’ye yol alırken kendimi Sabahattin Ali’nin Çirkince hikayesinin değişik bir versiyonunda gibi hissettim. Eğer hala okumadıysanız, yolda hemen bitirebileceğiniz ve gezerken aklınıza düşecek güzel ayrıntıları olan bu hikayeyi tavsiye ederim. Çirkince öyküsünün aksine bu yazımda Efes yan karakter değil, baş kahramanımız olacak.

EFES ANTİK KENTİ’NİN TARİHİ

        İlk olarak Efes’in tarihi önemi ile başlayalım. Helenistik döneme ait bir  Roma İmparatorluğu kentiymiş Efes. Küçük Menderes’in deniz ile buluştuğu körfez yakınında liman kenti olarak inşa edilmiş, zaman zaman albenisini yitirse de üzerinde yaşanıldığı dönemde de  oldukça gözde bir kent olmuş.  Birkaç kere el değiştirmiş, birkaç kere de taşınmış. Hatta ilk olarak Ayasuluk Tepesi’nde, Amazon adıyla bilinen kadın savaşçıların yaşadığı halk tarafından kurulduğu rivayet ediliyor.  Eski Efes ya da 1. Efes de deniyor bu yöreye.  Daha sonra Kimmerler tarafında istila edilen şehir, yerle bir edilmiş. Halk mecburen  Artemis Tapınağı’nın da bulunduğu Artemision çevresine Lidya Kralı tarafından taşınmış. Bu yöreye de 2. Efes deniyormuş. Son olarak Büyük İskender’in komutanlarından Lysimakhos, MÖ 300 yıllarında Artemision çevresindeki Efes’in yerini değiştirerek 2,5 km güney batısında yer alan Panayır ile Bülbül dağları arasındaki yeni yerinde taşımış. Yani şimdiki Efes’in olduğu yere aslında 3. Efes oluyor. Zaten bu yüzden Efes sadece kentin adı değil, o yörenin de adıymış.

       Hem tarıma elverişli, zengin topraklara sahip olması, hem Kral Yolu gibi dönemin en önemli ticaret yolları ile bağlantılı bir liman kenti olması Efes Antik Kenti’nin hızlı yükselmesini sağlamış. MÖ 129’da Roma İmparatorluğuna dahil olmuş. Kendi dönemini mega kentiymiş diyebiliriz Efes için. Zaten altın günlerini Roma İmparatorluğu’na dahil olduktan sonra yaşamış. Roma İmparatorluğu’nda Asya eyaleti başkenti olması da bunda etkili olmuştur. Zamanla Efes tüccar ve zenginlerin akın ettiği bir yer haline gelmiş. Bu gelişmeler Efes’in mimarsine de yansımış. Bu yapılardan ayırca bahsedeceğim ama şunu belirtmeliyim ki, yapıların kalıntılarına bile bakınca ticaretin yanında eğitim ve felsefe merkezi olması kaçınılmazmış dedim.

GÖZAT  Sırt Çantası Nasıl Seçilir?

DİNLERDE EFES’İN YERİ VE ÖNEMİ

      Efes sadece Hristiyanlık dinine mensup kişilere ev sahipliği yapmamış, Dünyanın 7 harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı bu eski dinlerin de burada bulunduğunun kanıtı niteliğinde, Yunan tanrıçası olan Artemis’in Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele’nin farklı bir kültür sentezi olduğu düşünülüyor ve tapınak da ona ithafen yapılmış. Maalesef günümüze tapınaktan pek bir şey ulaşmamış. Gelelim Hristiyanlık için önemine. Efes antik kenti Hristiyanlar için adeta Hac merkezi görevi görüyormuş. Bunun nedeni, hem Hristiyanlık’ın  yayılmasında büyük rol oynayan merkezlerden biri olması, hem de Aziz Paul’un ve Aziz John ile Bakire Meryem gibi Hristiyanlık için önemli isimlerin burada yaşamış olması. M.S. 1. yüzyıldan başlayarak, bu insanlar Efes çevresinde Artemis’e tapanları etkileyerek Hristiyanlığa çekmiş. Meryem’in Evi ve St. Jean’ın mezarı bugün hala burada ziyaret edilebiliyor. İkisi de Efes Antik Kenti’ne 10-15 dakika sürüş mesafesinde. İsa’nın 12 havarisi arasında yer alan St. John aynı zamanda İncil’in yazarıymış. Yeni Ahit’te Efes’ten birkaç kez bahsediliyormuş. MS 23’te depremde kentteki birçok bina gibi o da zarar görmüş ve sonrasında yeniden inşa edilmiş. İlginç bulduğum ve yeni örendiğim bir bilgi; oldukça önemli olan Ekümenik Konsil’lerden üçüncüsü burada yapılmış ve Meryem’in sadece insan olan İsa’yı doğurmuş olduğunu savunan İstanbul Patriği Nestorius’un fikirleri reddedilerek Hz. Meryem’in “Tanrı’yı doğuran” olduğu kabul edilmiş. Meryem’in buraya gelmesinin sebebi, İsa’nın ölümünden sonra güvenliğinin tehlikeye girmesiymiş. Araştırırken Meryem’in evinin bulunmasının da 19. yüzyılda Katolik rahibesi olan Anne Catherine Emmerich’in rapor edilmiş rüyaları sayesinde olduğunu öğrendim. Gerçekten ilginç.   Ayrıca hem Hristiyanlık hem de Müslümanlıkta yeri olan 7 Uyurların mağarasının da burada olduğu söyleniyor. Ama 7 uyurların mağarası olduğu söylenen Türkiye’deki 4. Dünya’daki 33 yerden sadece biri burası.

GÖZAT  Gelidonya Feneri

EFES ANTİK KENTİ DÜŞÜŞÜ VE ARKEOLOJİK GELİŞMELER

Kent sürekli el değiştirmeye ya da taşınmaya bir nebze dayansa da  deprem ve limanın alüvyonlarla dolmasıyla şehir gözden düşmeye başlar. Limanın kaybolması ticaret zayıflar ve yok olur.  Zaten daha son Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul olacak ve Efes’in popülaritesi bitecektir.

Bölge Osmanlı Ayasuluk adıyla anılmış. Kurtuluş̧ Savaşı sonrasında bir süre de  Akıncılar adını almış. Kentin arkeolojik geçmişini araştırırken 1860 yıllarda günümüze kadar, aralıklı olarak,  farklı ülkelerin üniversiteleri işbirliği ile çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim. Ve hazır mısınız? Kentin hala büyük bir kısmı yeraltındaymış. Gezerken kalıntılara bile aşık olmuşken daha fazlasını hala ayaklarımızın altında olması beni çok heyecanlandırdı.  Üzüldüğüm bir nokta İlk kazı yıllarına ait buluntuların bir kısmı Viyana’daymış neyseki 1906’dan sonra bulunanlar  Türkiye’de kalmış. Bölgede halen zaman zaman restorasyon çalışmaları da oluyormuş. Kent UNESCO Dünya Mirası listesine 2015’te girmiş.

EFES ANTİK KENTİ  ÜNLÜ  YAPILARI

1.Liman Caddesi;  antik tiyatrodan liman kadar uzanan Efes’in en uzun caddesi. İnsan orada yürürken hayale dalmadan edemiyor. Kulaktan dolma öğrendiğim bir bilgiye göre bu cadde yapılırken eğim, caddenin sonundaki binaların (özellikle de tiyatronun) daha heybetli görünmesi kaygısıyla inşa edilmiş. Rehberimize bu bilgiyi sorsam da net bir cevap alamadım ama hissiyat olarak amaçlarına hala ulaştıklarını söyleyebilirim.  Cadde 1 metre genişliğinde 350 metre uzunluğundaymış. Tamamı mermer kaplı caddenin iki yanında sutünlar bulunuyor; geçit töreni, önemli karşılamalar bura da yapılıyormuş. Arkadiana Kral yolu da denen caddenin altında da kanalizasyon sistemi mevcutmuş. Mimaride gelişmiş oldukları her adımda hem manzara hem de bilgilerle kanıtlanıyor.

efes antik kenti tiyatro

2.Efes Antik Tiyatrosu (Büyük Tiyatro);Antik dönemin en büyük açık hava tiyatrosuymuş. Zaten insan görünce şaşırmadan edemiyor. Gerçekten devasa bir yapı, tam 24.000 kişi kapasiteli. Oturma alanları biz ziyaret ederken hala restorasyon sürüyordu. Ama siz gittiğinizde eğer imkanınız olursa orada oturup atmosferin tadını çıkarın. Tiyatro gladyatör arenası olarak da, vaaz vermek için de kullanılmış. Tiyatronun simgesi gülen ve ağlayan maskelerin hikâyesi buradan geldiği söyleniyor.

efes antik kenti artemis tapınağı

3.Artemis Tapınağı; Eğer günümüze ulaşabilseydi kentin en önemli eseri olacağı kesin bir yapı bu tapınak. Dünya’nın yedi harikasından biri olarak kabul edilen bu yapı maalesef zamana yenik düşmüş, sadece kalıntıları bize ulaşmış. 

GÖZAT  Likya Yolu Gezi Rehberi
efes antik kenti müzesi

4.Celsus Kütüphanesi;  gerçekten Efes’in günümüze ulaşmış en güzel yapısı olabilir. İki katlı bir görünüme sahip olsa da aslında tek katlı, dolayısıyla oldukça yüksek tavanlı bir yapıymış. Kütüphaneyi görür görmez insan kamerasına sarılıyor. Şimdilerde şehrin sakini, kitaplara da konu olmuş kedileri dilerseniz size  mankenlik yapabilir. Kütüphane, klasik dönemde dünyanın en büyük üç kütüphanesi arasında yer alıyormuş; 14bin kitap ve şehir arşivini bünyesinde bulunduruyormuş ve 150 yıl hizmet vermiş. Dış cephesinde dört kadın heykeli bulunuyor, bu kadınların anlamını oldukça merak ettim. Kütüphanenin batı yönünde okuma salonunun hemen altında Tiberius Julius Celsus Polemaeanus’un lahit mezarı yer alıyormuş, yani aslında anıt mezar gibi bir özelliği de varmış bu kütüphanenin.

efes antik kenti aşk evi

5.Aşk Evi; Kuretler Caddesi ve Mermerli Cadde’nin kesişiminde, kütüphanenin karşısında  aşk evi bulunuyor. Söylenenlere göre burası tarihteki ilk reklama sahip işletmeymiş. Yerde göreceğiniz o ayak izi aşk evinin yolunu gösteriyor. Başak bir rivayete göre bu ayak izi bir kıstasmış, ayağı izden küçük olanlar bu eve giremezmiş. Yine duyunca oldukça şaşırdığım bir bilgiydi bu da.

            Yazımın daha da uzayıp sizi sıkmaması adına yapıları anlatmayı burada bitiriyorum. Ama sizden ricam diğer yapıları da aynı önemle gezmeniz. Efes müzesine de uğramayı unutmayın. Çevredeki ve kentteki diğer yapılar şu şekilde; Yamaç Evler, Mazeus Kapısı ve Mithridates, Umumi Tuvalet (Latrina), Skolastika Hamamları, Mozaikli Kaldırım, Hadrian Tapınağı, Trajan Çeşmesi, Herakles Kapısı, Memmius Anıtı, Domitian Tapınağı, Belediye Binası (Prytaneion), Ticari Agora, Varius Hamamı, Hadrian Tapınağı

EFES ANTİK KENTİ MÜZESİ İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

efes antik kenti müzesi

Antik kent, bir yıl boyunca Müzekart ile 2 kez, Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebiliyormuş. Hergün açık olan kentin ziyaret saatleri, Nisan-Ekim döneminde 08.00-19.00, Kasım-Mart döneminde ise 08.00-17.00. Ama siz yine de gitmeden önce arayıp, bilgi alırsanız daha iyi olur . Müzekart satış noktasını yanında kafeterya da mevcut. Yamaç Evler, St. Jean Örenyeri, Efes Müzesi’ne girişlerde de Müzekart geçerli.

Otopark hizmeti de var tabii, kendi aracınızla gelmeniz bence daha rahat olacaktır ama burada  tur şirketleri de hizmet veriyor. Üst giriş kısmında tuvalet mevcut değil maalesef.

Müze ile ilgili daha detaylı bilgi için https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-44104/izmir-efes-muze-mudurlugu.html adresini ziyaret edebilirsiniz.

Serkan Sezer
Doğaya meydan okumaması gerektiğini bilen, ona adapte olmak isteyen, bushcraft felsefesini hayatının merkezine oturtmuş bilinmeyen bir denklemin parçası. Şehir hayatında tıp doktoru, video içeriği üreticisi ve internet sitesi geliştiricisi olarak hayatına devam etmekte.