Ayasofya (Hagia Sophia) Camiinin Tarihsel Gelişimi – Tarih – Bushcraft Okulu Forumları Ayasofya (Hagia Sophia) Camiinin Tarihsel Gelişimi – Tarih – Bushcraft Okulu Forumları

Forum

 class=

Ayasofya (Hagia Sop...
 
Paylaş:
Bildirimler
Tümünü temizle

Ayasofya (Hagia Sophia) Camiinin Tarihsel Gelişimi

Serkan Sezer
(@serkan)
Tanınmış Üye Admin
ayasofya cami

Dünya çapında muhteşem bir üne sahip olan bu mimari eser, 916 yıl boyunca kilise, 482 yıl boyunca cami olarak ibadethane şeklinde kullanılmıştır.

Ayasofya'nın neden bu denli önemli bir mimari eser olduğunu çok anlamamız için Ayasofya'nın tarihinide incelememiz gerekir.

Ayasofyanın Tarihi

birinci jüstinyen

Ayasofya I.Justinious tarafından M.S. 537 yılında bir katedral olarak inşaa ettirilmiştir. Ayasofya'dan önce aynı konumda iki büyük kilise bulunmaktaydı. İmparator Arkadius zamanında çıkan isyanlar dolayısıyla ilk kilise, yani Büyük Kilise yanmıştır. (M.S. 404). Daha sonra II. Teodosius yanan kilisenin yerine aynı şekilde bir kilise inşaa ettirir ve bu kilise M.S.532'ye kadar ayakta kalır.

1. Teodosiustan sonra M.S. 532'de tahta çıkan Justinious zamanında halk büyük bir isyana kalkışır. Bu isyan neredeyse tüm şehrin yıkımına sebep olur. Nika ayaklanması olarak da bilinen bu isyanla birlikte şehrin büyük bir bölümü zarar görür. İşte bu durum Justinious için kaçırılmayacak bir fırsata dönüşmüştür. Justinious şehri yeniden inşaa etmek için hazırlıklar başlattırır.

Nasıl ki Kostantin Yeni Romayı kurma hayali içerisindeyse, Justinious da bu istekle başladı şehrin yeni inşaasına. Fakat; Justinious'un isteği Yeni Roma gibi bir şehir merkezi değil, Yeni Yerusalim yani Yeni Kudüs kurmaktı.

Justinious bu isteğini gerçekleştirmek için şehrin en önemli iki mimarını çağırır. Trallesli Antemius ve Miletli İsidoras Justinious'un hazırlattığı plana bakarak, bu mimarinin imkansız olduğunu dile getirselerde, Justinious kararlıydı.

M.S. 532'de 23 Şubat'ta kilisenin inşaası başladı, M.S. 537'de 27 Aralık'ta kilise ibadete açıldı.

Ayasofya inşaa edildiği dönemde dünya üzerindeki en büyük binaydı. (Piramitler dışında). 1000 yıl boyunca bu özelliğini korudu. 1000 yıl boyunca Ayasofya'nın Kubbesi en yüksek ve geniş kubbe olarak bilindi.

ayasofya inşaat

Ayasofya'yı bu denli önemli kılan bir diğer özelliği mimarisiydi. Ayasofya dikdörtgen bir bina üzerine kubbe inşaa edilen bir kiliseydi. Justinious için bu özellik ve şekil çok önemliydi. Bu dikdörtgen yapı çok güçlü sembolizme sahipti. Hem politik hemde ruhsal sembolizmdi bu şekiller.

Dünya (Politik) sembolizm olarak dikdörtgen bina olması tamamen Süleyman Tapınağı'nın da dikdörtgen olmasıdır. Ve ilk Hristiyan kiliseleride aynı şekilde inşaa edilmiştir. Yani dikdörtgen temelinde Hristiyanlığın Musevi temelini anlatmaya çalışırken, Kubbesinde Roma'ya aitliğini belirtmek istemiştir. Ayasofya'ya bu şekliyle Yeni Pantheon'da denilebilir.

Ayasofya'da Süleyman Tapınağı gibi üç bölümden oluşur;Süleyman tapınağında birinci bölüm Dış alanda halk bulunabiliyordu. İkinci alan olan Kutsal alanda kahinler ibadetler ve kurban sunusu için hazırlık yaparlardı. Üçüncü alan olan En Kutsal Alansa herkese kapalıydı. Yılda bir kez sadece Baş Kahin halkın günahları için af istemeye En Kutsal Alana girebilirdi. Ayasofya'da üç bölüme ayrıldı. Dış Narteks, İç Narteks ve Naos(En Kutsal Alan)'du Naos bölümü Ayasofya'nın En Kutsal alanıdır. Ve Süleyman Tapınağı gibi girişi yasaklı değildir. Bunun nedeni; Hristiyanlığın Kutsal Kitabında (Matta 27:51) bölümünde yazmaktadır. Bu bölümde " İsa Mesih'in çarmıhtaki işleri. İsa Mesih bizim günahlarımız için çarmıhta öldüğünde, toprağın en kutsal alanını örten perde yırtıldı" diye geçmektedir. Ve (Elçilerin işleri 2:1- 47) bölümünde de, Tanrı ile insan arasındaki engel kalktı, artık Kutsal Ruh insandan tamamen izole olan bir varlık değil, insanlarla tek bir parça olan bir varlıktır" diye geçmektedir.Yani Bizler Kutsal Ruh aracılığıyla En Kutsal Alan'a (Naos'a) girebiliyoruz. Bu sebeple Naos, En Kutsal Alandır Ayasofya'da.

Ruhsal sembolizm olarak Kubbedeki yuvarlak şekil, sonsuzluğu ve ölümsüzlüğü sembolize eder. Kare ve dikdörtgen yapıda sınırları sembolize eder. Bu Ruhsal sembolizmler de Süleyman Tapınağın' dan esinlenerek Ayasofya'da kullanılmıştır. Bu semboller Gök egemenliğini ve Yeryüzü egemenliğini temsil eder. Hıristiyanların Kutsal Kitabında (Matta 6:10'da) Rabbin Dua'sı şöyle söyler; "Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin istediğin olsun." Dolayısıyla Ayasofya'yı yerin ve göğün buluştuğu yer olarak simgeler bu semboller.

Ayasofyadaki Üst galerinin özelliği; Ayasofya inşaa edildiği dönemlerde erkeklerle kadınlar ayrı oturması gerekiyordu. Ana ibadet alanında erkekler bulunurken, üst galeride kadınlar bulunuyordu. Üst galeriye çıkarken Ayasofya'nın içerisinde üst galeriye rampa çıkmaktadır. Rampa olmasının nedeni öncelikle, inşaa malzemelerini hızlıca el arabasıyla üst galeri katına taşıyabiliyorlardı. Diğer bir sebebiyse, imparatoriçe ve soylu aile kadınlarıüst galeriye kolaylıkla çıkabiliyorlardı.

Sinod salonunda kilise üst yönetimi dini konularda toplanıp, karar almaktaydılar. Sinod salonundaki deesis mozağiyi, mozaik sanatının en önemli eserlerindendir. Deesis Mozaği, üç kişiden oluşur. Ortadaki kişi İsa Mesih'tir. İsa Mesih'in sağında annesi Bakire Meryem, solunda ise Vaftizci Yahya bulunmaktadır. Deesis'in anlamı dua ve yakarıştır. Hıristiyan inanışına göre İsa Mesih Son Yargı Gününde dünyayı yargılayacak olandır. Bu mozaik bu tema üzerine son yargı günü olarak, inşaa edilmiştir. Mozaikte Vaftizci Yahya ve Bakire Meryem İsa Mesih'in insanların günahlarını bağışlaması için dua etmektedir.

aya sofya

Kostantin ve Justinious Moziği, bu mozaikte bu iki imparatorun inşaa ettirdikleri eserleri İsa Mesih'e adadıklarını tema alınmıştır.

1453 yılı Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul feth ettiği yıldır. Fetih'in ikinci günü Ayasofya'ya giren Fatih Sultan Mehmet, yapı içerisinde hıristiyan inancını çağrıştıran süslemelerin kaldırılmasını ve namaz kılınmaya müsait hale getirilmesini istemiştir. Ve 1 haziran 1453 Cuma günü ilk cuma namazı kılınmış ve Ayasofya bir camiye dönüştürülmüştür.

Fatih Sultan Mehmet sonrası Ayasofya'ya sayısız onarım ve restorasyon çalışması yapıldı. Selim döneminde(1566-1574) camii yapısı dayanıksız hale geldi. O yıllarda Osmanlı baş mimarı ve ilk deprem mühendisi olan Mimar Sinan camiiye payenda ekledi ve yapı önceki hallerinden daha sağlamlaştı. 1577 yılında Ayasofya'nın güneydoğusuna II.Selim türbesi eklendi. Sonraki yıllarda müezzin mahfili, vaaz kürsüsü, mermer minber ve hünkar mahfiline açılan bir galeri eklendi.

1739'da Ayasofya I. Mahmut döneminfe yeniden restore edildi. Restorasyon sırasında Ayasofya'ya bir kütüphane, bahçede imarethane, medrese ve şadırvan inşaa edildi. Aynı dönemde başka bir restorasyon sırasında yeni bir sultan galerisi ve mihrap inşaa edildi.

1847-1848 yılları arasında Ayasofya'nın restorasyonunu Sultan Abdülmecit, Gaspere Fossati ve Giuseppe Fossati'ye yaptırdı. İç ve dış dekorasyonlar tamamen yenilendi. Hat sanatıyla yazılı tablolar yenilendi ve duvarlara asıldı. Minarelerin boyları eşitlendi. Bu restorasyon sonrasında Ayasofya Camii 13 Temmuz 1849'da halk ibadetine açıldı.

Cumhuriyet kurulduktan sonra 1930-1935 yılları arasında Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emriyle Ayasofya Camii halka kapatıldı. Camii içerisinde ve dışında bir takım değişiklikler gerçekleştirildi. 24 Kasım 1934 yılında Bakanlar Kurulu'nun kararıyla Ayasofya Camii, müzeye dönüştürülerek halkın ziyaretine açıldı. Ayasofya müzesi UNESCO Dünya Mirası Listesine girdi.

Günümüze geldiğimiz de 2016 yılının Temmuz ayında Kadir Gecesi programı Ayasofya'da düzenlendi. 85 yıl aradan sonra ilk defa sabah namazı ezanı Ayasofya'da okundu. 2020 yılında müze statüsü kaldırılarak, Ayasofya, Camii olarak halk ibadetine açıldı.

Ayasofya yüzyıllar boyunca iki ayrı dine ev sahipliği yaptı. Yeni Yerusalem hayaliyle kurulan bu yapı yüzyıllar boyu iki ayrı dinide kendi himayesinde yaşattı. Belki de bu hayalle inşaa edildiği için, ölümsüz bir esere dönüştü. Ve yüzyıllar boyu bu ölümsüzlüğünü sürdürecek gibi duruyor.

CevapAlıntı
Topic starter Gönderildi : 26/08/2020 9:44 pm
tuncer
 tuncer
(@tuncer)
Misafir

büyüleyici bir cami asırlar boyunca nasıl ayakta kalabilmiş şaşırtıcı..bu arada konu çok ilgi çekici ve bilgilendirici..

CevapAlıntı
Gönderildi : 30/09/2020 7:40 pm
Paylaş:
Oy Verebilirsiniz.
[Toplam Oy: 19 Ortalama: 4.6]