Ana içeriğe atla

Öne Çıkan Konular

DayZ (Post Apocalypse)

Hayatta kalmak , bu konu çok geniş kapsamlı ve sanıldığından daha detaylı bir konudur. Özellikle beklenen bir kıyamet ve bu kıyametin ardından insanlığı bekleyen konularla ilgili birçok komplo teorisi mevcuttur. Nükleer ya da biyolojik savaş ile nükleer, biyolojik, ekolojik, jeolojik ya da kozmolojik felaketlere bağlı olarak dünyanın sonunun gelmesini ve bu durumların sonunda hayatta kalan insanları nasıl bir dünyanın bekleyeceğini konu alan yapımlar kimi zaman film, dizi, müzik, kitap ya da oyun olarak karşımıza çıkmaktadır. The Road (Yol / 2009) Bu makalemizde sizlere Postapokaliptik bir dünyada bizi nelerin beklediğini ele alan bir oyunu tanıtmak istedik. Postapokaliptik Postapokaliptik kelimesi çoğumuzun anlamını tam olarak bilmediği bir kelimedir. İngilizceden çevrilmiş Post Apocalyptic (Kıyametin Ardından) anlamına gelmektedir. Bilim kurgu edebiyatının bir alt türü olarak tanımlanabilir. 1826 yılında Mary Shelley tarafından yayımlanan The Last Man (Son Adam) adlı eser, insanlı

Baltanın Tarihçesi ve Balta Çeşitleri


Asırlardır insanoğlunun kullandığı kadim bir dostun hikayesini yazmasak olmazdı…! Konuyu araştırmaya karar verdiğimde bu kadar güzel hikayelerle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.


Paleolitik çağdan günümüze kadar kullandığımız bu el aletinin gelişimini ve ayrıca bize sağladığı yararları incelerken, balta kullanımından seçimine kadar birçok konuyu da ele alacağız. O zaman şimdi geçmişe giderek bu aletin insanoğlunun hayatına girdiği dönemleri inceleyerek konumuza başlayalım.


Paleolitik Çağ El baltası Örnekleri

Tanımı:


Odunu kesmek, şekillendirmek, budamak ve parçalamak için; savaşlarda silah olarak veya seremonilerde gösterişli bir sembol olarak kullanılan Metal veya benzeri bir kesici keskin ağızı bulunan, ağaç ya da benzeri bir sap kısmına sahip olan bir el alettir.

Tarihçe:

Kaba Taş Devri, Yontma Taş Devri veya bilimsel adıyla Paleolitik Çağ olarak tanımlanan Eski Taş Çağı günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 12.000 yıl önce son bulmuştur. Yapılan araştırmalarda bu çağlarda el aleti kullanımın yaygın olduğu bilinmektedir. Kullanılan bu taş aletlerinin insan evrimine de büyük katkı sağladığını söylemek doğru olacaktır.


İnsanın davranış evriminde de inkâr edilemez bir yeri olan taş aletler Atalarımız ya da diğer insanımsılar tarafından asırlarca kullanılarak geliştirilmiştir. Aslında biz el aletlerimizi geliştirdikçe onlarda bizim gelişimimize katkı sağlamıştır. Bu karşılıklı dostluk günümüze kadar gelmiştir.

Taş aletleri incelerken sadece insanoğlu demek yanlış olabilir. Çünkü el aletlerini kullanan tek varlık biz değildik. İnsanımsı dediğimiz türlerde bu aletleri başarıyla kullanmışlar ve hayatta kalma mücadelesini sürdürmüşlerdir. İki ayak üzerinde yürüyen primatlar da 3 milyon yıl önce bu aletleri kullanıyorlardı. Yani bu aletler bizim icadımız demek çokta doğru olmayabilir. Ancak bizi onlardan farklı yapan özellik ise bu nesneleri kullanan insan olmayan primatların aletleri vurgaç olarak kullanırken insanların bu aletleri kesici, delici, kırıcı olarak kullanması önemlidir.


İşte bu kullanım farkı da bizi bu günlere getirerek medeniyetler kurmamızı sağlayan faktörlerden biridir. Primatlar ve İnsan arasında bu aletlerin kullanım farklılıklarının dışında birde Lojistik, Sembolik, Diaspora, Yerleşik düzen gibi durumlarda bu aletlerin kullanım ve yaygınlığını oluşturan faktörler olarak önümüze çıkıyor.

Etnoarkeoloji ve Deneysel Arkeoloji bu konuları inceler ve kullanılan aletler ve İnsan arasında ki ilişkiyi bizlere sunarlar. Konumuzun çok dışına çıkmadan gelin isterseniz tarih boyunca bu aletlerin gelişimini inceleyelim.

Bu konuya bu kadar detaylı girme nedenim, sitemizde bulunan hayatta kalma konularına kaynak oluşturması ve doğada ya da her hangi bir acil durumda ekipman olmaksızın kesme, kırma ve delme uygulamalarını geliştirmemizle alakalı fikrimizin oluşmasıdır.

Primat ve İnsanımsılarda Taş Alet Kullanımı:


Primatlarda, bu aletleri el avuç içinde tutarak yemişleri kırmak amaçlı kullanırken, insanlardan daha büyük parçalar tercih etmişler. Maymunlar ise bu taşları toprağı kazıyarak yengeç, midye kabukları bulmak için kullanmışlardır. Dişi şempanzeler de bu aletleri yavruları ile kullanırlardı. Yavrular yetişkin şempanzeleri gözlemleyerek kırma yöntemini öğrenir ve uygulardı.

Yontma Taş ve Hammaddeler:

Buluntular dediğimiz geçmişten günümüze gelen bu eserler çoğunlukla insan yapımı aletlerdir. Yaşam alanlarının yoğunluğu, Diaspora gibi etkenler bunun sebebi sayılabilir. İnsanın el aletlerini kullanmaya başlaması ile daha hızlı gelişmeye başlaması tartışılmaz. İşte tam da bu dönemlerde yapılan bu aletlerin işleyiş yöntemleri ve malzeme seçimi konusu da ortaya çıkıyor.

Deneysel arkeoloji konusunda uzmanlaşmış kişilerin yaptığı çalışmalar ya da o dönemlerden günümüze gelen bilgi doğrultusunda bu konuyu şu şekilde özetleyebiliriz.


Çekirdek: 20mm den küçük ve yüzeyinde kabuk bulunan kayaçlara verilen isimdir.

Yongalar: Deneysel Arkeoloji ile uğraşan birçok insan bu terimi duymuştur. Peki, nedir bu yonga alma? Yongalar kırılma sonucu kayaçlardan kopmuş genellikle düz ve keskin kenarlı nesnelerdir. Yonganın düz ve pürüzsüz olan yüzeyine ‘’Ventral’’ (İç Yüzey) denir. Genellikle bu yüzeyde yumru bir şekil olur bu şekle ise ‘’Vurma Yumrusu’’ denilmektedir. Çekirdeğin dış yüzeyini oluşturan kısma ‘’Dorsal’’ denilmektedir.

Dilgi: Dilgi, Prizmatik Dilgi, Dilgicik, Mikro Dilgileriler yongalardan ayrılmaktadır. Dikdörtgen yongalar ya da üçgen yongalara ‘’Dilgi’’ denilmektedir.

Çekirdek Aletler: Düzeltili kenarları bulunan çekirdeklere ‘’Düzeltili Parçalar’’ da denilmektedir.

Çekiç Taşları / Vurgaçlar: Çekirdekleri kırma işlemini başlatmaya yarayan kayaçlardır.

Kısaca kullanılan terimlerden bahsettik şimdi de uygulamayı yapacağımız kayaçlara bir göz atalım:


Oluşum SüreçleriKayaç Tipleri
Volkanik (Magmatik)Obsidyen (Volkanik Cam)
 Bazalt
 Riyolit
 Felsit
  
Sedimanter (Çökel)Çört (Boynuz Taşı) / Çakmak Taşı
 Şist (Kil Taşı)
 Kalsedon
 Jasper (Opak Kalsedon)
 Kalker (Kireç Taşı)
Metamorfik (Başkalaşmış)Kuvarsit
MineralKuvars
Yapay MalzemelerCam
 Seramikler

El aletleri yapımında sıkça sorulan sorulardan biri de hangi malzemeleri kullanmalıyım oluyordu. Yukarıda bahsettiğimiz kayaç türleri çağlar boyu el aleti yapımında kullanılmış türlerdir sizde bu konuya yeni merak sardıysanız işe bu tür kayaçları toplayarak başlayabilirsiniz.

İlk Örnekler (Hand Axe - Aşölyen):

El Baltası, Avuç İçi Balta, El Nacağı olarak adlandırılan bir balta türüdür. Genellikle çakmak taşı kullanılarak yapılır. Resimde John Frere tarafından 1800 yılında çizilen ilk el baltasını görmektesiniz.  Bu konuyu detaylı olarak buradan okuyabilirsiniz.

Science News’tan Bruce Bower’ın bildirdiğine göre, arkeologlar, Etiyopya’da muhtemelen Homo erectus tarafından üretilmiş, 1.4 milyon yıllık kemikten yapılma bir el baltası keşfetmişlerdir.

Ayrıca Avustralya’da bilinen en eski saplı balta parçası bulunmuştur. Batı avustralya’da ücra bir bölge olan Kimberley’de bulunan balta parçası, 45.000 ila 49.000 yıl öncesine, yani insanların kıtaya ilk geldiği zamana, ya da hemen sonrasına ait olduğu tahmin ediliyor. Buda bize elde kullanılan baltalara ilk sapın ne zaman takıldığını da göstermekte. Yapılan kazılar sonucunda çıkan bu nesneler incelendiğinde parçaların üzerlerinde kan izlerine rastlanmaktadır. Bu da kullanılan bu aletlerin ele zarar verdiğini ve kullanımının zor olduğunu göstermekte. Süreç içinde el baltalarına takılan ahşap saplar ile bu alet daha kullanışlı hale getirilmiş ve daha verimli kullanılmıştır.

Kabaca çağlar öncesinde bu aletin hayatımıza nasıl girdiğini ve kullanıldığını hatta nasıl yapıldığını anlatmaya çalıştık. Tabi ki bu konu bu kadar kısa değil. Bu konu geniş, derin ve bilgi gerektiren uzun bir konu olduğundan şimdilik bu bölümü burada sonlandırıyorum.

Demir Çağı:


Demir Çağı, demirin çeşitli alet ve silah yapımında esas malzeme olarak kullanıldığı bir arkeolojik devirdir. Bu tür malzemenin kullanımı, zaman içinde toplumlardaki farklılaşan tarım teknikleri, dini inanç sistemleri ve sanatsal yapılarına uyumlu hale gelmiştir. Arkeolojik bir tanım olarak Demir Çağı, toplumların ve uygarlıkların, esasen kesici aletler ve silah yapımında malzeme olarak ağırlıklı olarak demiri kullanıyor olmalarını ifade etmektedir.

Konumuz olan Balta işte tamda bu çağda gelişimine başlamıştır. Demirin doğru şekilde işlenmesi ile zaman içinde şimdi ki formuna ve dayanıklılığına kavuşmuştur. Tabi bu öyle hemen pat diye olmamıştır.

Kanıtlar ve araştırmalar doğrultusunda demirin yeryüzüne katı halde düşen meteorlarla geldiği düşünülmektedir. Biraz Şans, gözlem ve yaratıcılık sonucun da yeterli miktarlarda demir cevheri bulunan yerlerde, odun kömürü kullanılarak demir elde etme yöntemi kullanılmaya başlanmıştır.

Edda, Wielandsage ve Nibelungen destanı gibi efsaneler ve ‘’Sagalar’’da bundan bahsedilmektedir. Bulunan mızrak ve balta parçalarından anlaşıldığına göre, demirin Alman topraklarında bulunması milattan önceki ilk bin yılın başlarına kadar gitmektedir. Aynı dönemde farklı bölgelerde de demir işlenmeye başlamıştı. Yaklaşık 3.500 yıl önce mısırda demirin işlediği bilinmektedir.

İşte bu madenin keşfi ile odun kesmek ya da benzeri amaçlarla kullandığımız balta artık savaş alanlarında yerini almıştır. İlk çeşitlendiği dönemlerde bu zamana denk gelmektedir. Ağırlığı, formu, sapı, dengesi gibi unsurların en verimli hale geldiği ve hızlı geliştiği bu dönemde farklı amaçlarla da kullanılmıştır. Ortaçağ sonlarında yaya askerleri tarafından kullanılan teber balta, kargı, çengel karışımı bir silah olarak kullanılırken, kıtaların keşiflerinde ve yeni yerlerin fethinde en önemli araçlardan biri haline gelmişti. O dönemlerde evlerin vazgeçilmez demir başı olmuştur. İlk başlarda demirden imal edilse de çeliğin kullanılmaya başlaması ile artık daha dayanıklı bir alet olarak yoluna devam etmiştir.

Ayrıca sembolizm de de yerini sağlam bir şekilde almıştır.

Sembolizm ve Mitolojide Balta Çeşitleri:

Simashki hanedanı'na sunulan balta (M.Ö 2.200 - 1.900)

Balta sembolü, ölümden korkmayan güçlü, güçlü bir insanı sembolize eder. Ayrıca gücü, fedakârlığı, savunmayı da temsil etmektedir. Tarihe adını yazdırmış ya da efsaneleşmiş, birçok balta bulunmaktadır. Bu isimleri filmlerde, hikâyeler ve oyunlarda da görmek mümkün.

Kuzey Amerikalı kalabalık bir yerli halkı olan, Algonquian’lar tarafından kullanılan bir balta türüdür. Avrupalılar, Amerika Kıtasına çıkmadan önce bu kıtada yaşayan yerliler deri işleri ile uğraşmaktaydı. Av hayvanlarının derilerinden yaptıkları kıyafet ve eşyaları, ahşap saplara taktıkları taş baltalar ile işliyorlardı.

Tomahawk:

Avrupalıların kıtaya çıkmasından sonra yanlarında getirdikleri bıçakları onlara tanıttılar. Bıçağın, taştan daha keskin ve sağlam olduğunu gören yerliler bıçakları benimseyerek kullanmaya başladılar. Amerikada yaşan yerli halk,  metalin sıcak dövme teknolojisine sahip değildi. Tomahawk'ın orijinal tasarımları, bıçaklı veya yuvarlak taş veya geyik boynuzu kafaları ile donatılmıştı.

Tomahawk ilk hali

Metal işlemeyi Avrupalılardan öğrendikten sonra kendi geleneksel çizgilerini bozmadan baltanın uç kısmını metale çevirerek günümüzde bilinen Tomahawk modelini ortaya çıkardılar.

Tomahawk

Modern Tomahawk şaftı genellikle 261 cm daha kısa olup, geleneksel olarak ceviz, dişbudak veya akçaağaçtan yapılmaktadır. Baş kısmı 9 ila 20 ons (260 ila 570 g) arasında bir ağırlığa sahiptir ve kesme kenarı genellikle ayaktan topuğa dört inçten (10 cm) fazla değildir. Başın arka tarafında çivi diye tabir edilen bir kısım bulunmaktadır. Bu kısım bazen baca şeklinde tasarlanır ve sap şaftının içi boşaltılarak üretilir. Bu sayede balta pipo olarak ta kullanılabilir.

Tomahawk tamamen Amerika Yerlilerine ait bir eserdir ve o dönem Avrupalılar diplomatik hediyeler olarak bu baltaları kendi ülkelerine götürmüşlerdir.

Francisca:

Francisca

Ortaçağda silah olarak kullanılan bir balta türüdür. Hispania'da (Günümüzde ki Portekiz. İspanya) Franklar tarafından kullanılmaları nedeniyle baltaya onlara atıfta bulunmak için bu isim verilmiştir. Francisca, belirgin bir şekilde kemer şeklindeki kafasıyla karakterize edilir, kesme kenarına doğru genişler ve hem üst hem de alt köşelerde belirgin bir noktada sona erer. Başın üst kısmı genellikle ya S şeklinde ya da dışbükeydir ve alt kısmı içe doğru kıvrılır ve kısa ahşap sap ile bir dirsek oluşturur.

Frank Askeri

Bizans tarihçi Procopius (c. 500-565) Franks saldırılarını anlattığı bir savaş notunda balta hakkında şunları yazmıştır:

‘’ her adam bir kılıç , kalkan ve bir balta taşıyordu . Şimdi bu silahın demir başı kalın ve iki tarafı da son derece keskindi, tahta sapı ise çok kısaydı. Ve her zaman ilk hücumda bu baltaları tek seferde fırlatıyorlardı ve böylece düşmanın kalkanlarını kırıp adamları öldürmeye başarıyorlardı.

Nzappa zap:

Zappozap

Zappozap , Nsapo , Kilonda , Kasuy isimleri ile de anılan bir baltadır. Songye insanları (Günümüzde ki Kongo) tarafından silah amacıyla kullanılmıştır. Genellikle bakır, bronz veya pirinçle kaplanmış, sopa benzeri bir ahşap sapa bağlı süslü bir dövme demir bıçağa sahiptir.


Bu balta zamandın da savaşlar sırasında acımasızca kullanılmıştır. Yakın dövüşlerde göğüs göğse yapılan mücadelelerde sıklıkla kullanılmıştır. Düşmanın tuttuğu kalkanı parçalamak bu alet sayesinde oldukça kolay olduğundan zafere yaklaşmakta bir o kadar kolay oluyordu.

  Balta, savaşta bir statü sembolü olarak ve ayrıca ticarette bir para birimi olarak kullanılmıştır. Silah, bir zamanlar Kongo Özgür Devletinde faal olan ünlü Songye kabile grubu "Zappo Zap " adının etimolojik temelini oluşturmaktadır.

Hurlbat:

Hurlbat

Whirlbat , Whorlbat adlarıyla da bilinen savaşlarda kullanılmış balta türü. Ucunda çivi adı verilen sivri bir kısım bulunan bu balta savaşlarda mızrak olarak kullanılmıştır. Bu yüzden ona fırlatma baltası da denilmektedir.


Fasces :

Fasces

Baltanın sembolizm de en bilindik figürlerinden biri de ‘’Fasces’’ dir. Roma döneminde kullanılan bu figür, basitçe güç ve yargı yetkisi ve/ya da "birlikten kuvvet doğar" sözünü sembolize eder. Geleneksel bir Roma fasces'i, bir demet tüylü huş ağacından yapılmış değneğin silindir şeklinde ve genellikle bronz bir baltanın keskin tarafı dışarıda kalacak şekilde bu demetin içerisine yerleştirilip kırmızı bir deri şerit ile sıkıca bağlanmasıyla elde edilirdi. Roma Cumhuriyeti'nde aralarında tören geçitlerinin de bulunduğu pek çok durumda bugünkü bayraklara benzer bir sembol olarak kullanılmıştır.

İlk çağda "Lictorların Demeti" olarak bilinen fasces lictoriae Antik Roma'da güç ve otoriteyi (imperium) sembolize ederdi.

Labrys :

Labrys

Eski Girit'te çift ​​balta, Minos dininin önemli bir kutsal sembolü olarak kullanılmıştır. Çift taraflı bir balta figürüdür. Ayrıca bu balta şekli birçok Mitolojik Tanrı ile ilişkilendirilmiştir ve bu baltayı kullandığına inanılmıştır.

Bunlardan bazıları : Teshub (Urartu  mitolojisinde Gök ve Fırtına Tanrısı),  Zalmoxis (Yunan Mitolojisinde sosyal ve dini reformcu, peygamber-tanrı), Amozonlar, Shango (Yorubaland'ın hükümdarı)

Turgut Alp Baltası :

Turgut Alp Baltası

Osmanlı tarihinde bildiğimiz birçok kahraman vardır. Bu kahramanların hikâyelerini dinlemek bizi çoğu zaman gururlandırır. Konumuzla alakalı olduğu için bu kahramanlar arasında Turgut Alp’i anmadan geçmek olmazdı. İşte tarihe nam salmış bu kahramana adını veren baltamız ve hikâyesi…

Osmanlı İmparatorluğu'nun erken savaşçılarından biriydi. Ayrıca kendisi Ertuğrul Gazi ve oğlu Osman Gazi'nin yakın arkadaşıydı. Ömrü boyunca Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi 'ye de hizmet etmiş ve o meşhur baltasıyla savaşmıştır. 1326 yılında Bursa’nın fethinde Orhan Gazi ile savaşarak mücadele vermiş ve İnegöl’ü ele geçirmiştir.

Bahsettiğimiz bu dönemlerde ordunun gücünü belirleyen en önemli etkenlerden biride kullanılan savaş aletleri idi. Bununla ilgili o döneme ait yapılan araştırmalarda aletlerin dayanıklılığı kadar işlevselliği ve biçimleri de önem teşkil etmekteydi.  Bu sebeple orduya bu silahları sağlayacak yerler araştırılmaya başlandı. Denizli Yatağan bölgesinde bulunan demir işleme atölyeleri bunun için biçilmiş kaftandı. Denizli yatağan kültürü ile üretilmiş olan kaliteli çelik ürünler, yüzyıllar boyunca muzaffer olma konusunda Türk ordusuna önemli avantajlar sağlamıştır.

Turgut Alp’te savaş aleti olarak seçtiği baltasını bu bölgede yaptırmış ve savaşlara katılarak düşmana korku salmıştır. Savaş alanında etkili bir silah olarak kullanılan bu balta sonradan diğer askerler tarafından da kullanılmaya başlamıştır. Fiziksel özelliği avantajlı kullanım için yeterli olan bu muazzam ürün Turgut Alp Baltası, Türk savaş kültürünü canlı tutan bir simge olarak yine çok önemli bir özelliğe sahiptir.

Peki, bu baltayı bu kadar kullanışlı yapan şey ne idi?


Öncelikle, Görkemli ve gösterişli duruşuyla etkileyen bir balta, aynı zamanda kullanışlı yapısıyla daha etkileyici bir silah olarak kendini göstermektedir diyebiliriz. Günümüzde 3260 döküm kalitesi ile üretilmiş olan balta o dönem şartlarında bu kalite de üretilmişti. Ayrıca balta 95 cm uzunluğundadır. Bu sayede kullanımı da kolaylaştırılmıştır. Sapında muazzam bir eğim bulunmakla beraber, dayanıklı meşe ağacı kullanılmıştır. Ağırlığı ve keskinliği ile savaş alanında muazzam zaferler kazanılan bu balta görünümüyle de düşmana korku salmaktaydı. Tabi bu ölçü ve ağırlıkta bir savaş aletini sahada kullanmakta kolay değil.

Arkalochori Baltası:

Arkalochori Baltası

1934 yılında yapılan arkeoloji çalışmaları sırasında bir mağarada bulunan ve Din ritüelleri için kullanılmış olduğuna inanılan baltadır. Üzerinde onbeş adet sembol bulunmakta ve bu sembollerin iki tanesi tam olarak benzersiz şekillerdedir.





Baruk Khazâd! Khazâd ai-mênu !:


J. R. R. Tolkien’in kurgusal Orta Dünya evreniyle ilgili anlattığı efsanelerde geçen hayalî savaş aletleri olarakta anılmıştır. ( Sindarin: Heithol, Quenya: Peleccor, Khuzdul: Baruk)


Viking Baltaları:

Viking Baltaları

Viking geleneklerinde ve ritüellerin de sıklıkla kullanılan bir araçtır. Kendine has bir tasarımı olan balta özellikle savaş alanlarında çok etkili şekilde kullanılmaktaydı. En büyük özellikleri de tek elle kullanıyor olmasıydı.

Slav Baltaları:

Slav Baltaları

Tek elle kullanılan başka bir savaş baltası modeli de Slavların kullandığı bir balta türüdür.


Antik Roma Dönemi Baltalar (Francis):

Francis


Eski Roma yönetimi sırasında, barbar kabilelerinin ana silahı da bir baltaydı. Avrupa’nın barbar kabileleri arasında sınıflara bölünme zor değildi, her insan bir savaşçı, bir avcı ve bir çiftçi olabiliyordu. O dönem kullanılan en yaygın balta türü ‘’Francis’’ adı verilen modeldir.

Zagor:

Patrick Wilding (Zagor)

Balta denilince akla ilk gelen isimlerden Zagor...

Zagor, bir çizgi roman kahramanı. 1961 yılında Mister No'nun da senarist ve çizerleri olan Sergio Bonelli ve Gallieno Ferri tarafından yaratıldı ve ilk kez okuyucu ile buluşmuştur. Hikayesini çoğumuz biliriz ama bilmeyenler buradan karakterin kim olduğunu inceleyebilir.

Zagor Tenay

Kızılderililer ile yaşadığı süreçte ona "Baltalı İlah" anlamına gelen "Zagor Tenay" adını verirler. Kullandığı baltada Kızılderili balta modelidir. Aslında Francisca modeline daha çok benzeyen bir yapısı vardır.

Modern Baltalar:

Tarihte farklı amaçlarla kullanılmış baltalar günümüzde de aynı şekilde kullanılmaya devam ediyor. Eskisi gibi savaş alanlarında baltalar olmasa da son zamanlarda popüler hale gelen doğa aktivitelerinde en çok aranan ve ihtiyaç duyulan ekipman olma özelliğini de koruyor.

Size şundan da bahsetmek istiyorum.

Metalurji veya diğer adıyla metal bilimi, metal ve alaşımların, cevher veya metal içeren ham maddelerden; kullanım sürecine uygun kalitede üretilmesini, saflaştırılmasını, alaşımlaştırılmasını, şekillendirilmesini, korunmasını, ve "üretim-kullanım" ömrü içindeki çevresel kaygı ve sorumlulukları da dikkate alarak insanların ihtiyaçlarına cevap verecek özellikte ve biçimde hazırlanmasını hedef alan bilim ve teknoloji dalıdır.

Metalurji sayesinde günümüzde kullanılan baltalarımız daha dayanıklı ve farklı alanlara hizmet eder hale gelmiştir.

Anatomisi:

Balta ürünleri de aynı şekilde belirli bir geometri ve tasarım şekliyle üretilmektedir. Baltalar arasında bulunan en temel fark baltaların keskinliği diyebiliriz. Ayrıca baltanın formu da önemlidir. Ağaç kesim baltaları, kampçı baltaları, odun yarma baltaları ve ağaç yontma baltaları da geometrik açıdan birbirinden oldukça farklıdır ve her birinin kafa kısmı kullanım amacına uygun olarak tasarlanmıştır. Balta satın almadan önce kullanım amacınızı belirledikten sonra malzeme kalitesi ve keskinliğine göre balta marka ya da modeline karar vermelisiniz.

Balta Seçimi:

Kullanım alanlarına göre değişkenlik gösteren birçok balta vardır. Baltamızı almadan önce onunla ne yapacağımıza karar vermeliyiz. Taşınabilirliği, metal dayanıklılığı, ağırlığı gibi birçok konu bu durumu etkilemektedir. Yapacağınız aktiviteye uygun balta seçimi önemlidir.

Genel olarak balta seçiminde dikkat edilmesi gereken önemli şeylerden biri baltanın boyu denilen ölçüdür. El baltası ve Nacak olarak adlandırılan baltalar yürüyüşlerde ve kamp aktivitelerinde işimize yarayacağı gibi balıkçılık ve av gezilerinde de iş görecektir.

Daha uzun sap boyuna sahip Orman Baltası, Kesme Baltası, Çekiç Balta gibi türler ev ve bahçelerimizde işimizi görecektir. Daha büyük gövdeli ağaçların kesiminde kullanılan bu baltaların ağırlığı ve hacmi onları taşıması zor aletler yapmaktadır. O yüzden bu ölçüde ki baltaları daha sabit alanlarda tercih etmeliyiz.

Balta Çeşitleri:

  • Orman Baltası
  • Kesme Baltası
  • Şekillendirme Baltası
  • İtfaiyeci Baltası
  • Kazmalı Balta
  • Fırlatma Baltası

Malzeme:

Baltaları tarihi boyunca incelediğimizde aslında malzeme yapısı olarak çokta değişmediğini görmekteyiz. Tabi bizim dönemimizde üretilen plastik ya da kompozit saplı baltaları saymazsak.

Baş dediğimiz kısımda genellikle dövme çelik kullanılan baltaların sap kısımları değişkenlik gösterir. Kimi baltaların sapları metalden yapılmış olsa da genellikle şok emme özelliğinden dolayı ahşap saplar tercih edilmektedir.

Dövme çeliğin tarihi, 4000 yıldan fazlasına dayanmaktadır. Yalnızca basma kuvvetlerinin etkisi altında genellikle sıcak, yarı sıcak veya soğuk olarak parçaya şekil verme işlemine dövme denilmektedir. Balta ya da bıçak benzeri aletlerde yüksek mukavemet istenildiği takdirde dövme (demir, metal, çelik dövme) yoluna başvurulur. Dövme işlemi ile yüksek mukavemet elde edilerek keskinlik ve dayanıklılık gibi unsurlar sağlanmış olur.

Sap Malzemesi:

Baltanın tutmaya yarayan sap kısmı farklı malzemelerden oluşabilir.

  • Metal Saplı Baltalar

Sap kısmı metal olduğu için dayanıklı ancak ağırlığından dolayı taşıması zor olmaktadır.

  • Plastik Saplı Baltalar

Kompozit ve güçlendirilmiş malzemeden imal edilen bu saplar metale göre daha dayanıksızdır. Hafif oluşları taşıma kolaylığı sağlar. Bu tip baltaların sap kısmı değiştirilemez ve kimyasal maddelerden de zarar görürler.

  • Ahşap Saplı Baltalar

Gürgen, Kızılcık, Şimşir, Karaağaç, Meşe, Kayın, Kestane gibi ağaçlardan yapılabilir. Formunu kendinize göre alıştırabilirsiniz ve her hangi bir kırılma durumunda tekrar değiştirebilirsiniz. Ağaç sap tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biride darbe anında titreşimi emerek yumuşatmasıdır.

Baş Şekilleri:

  • Kesme ve Parçalama Baltası
Kesme amaçlı baltaların ince bir yapısı vardır. Sürtünme yüzeyi oranı az olduğundan bu işlemi kolayca yapabilmektedir. Genellikle otun kesme işleminde kullanılır. Doğa aktivitelerinde sıklıkla tercih edilen balta türüdür. Kısa ve uzun saplarda kullanılmaktadır.
  • Yarma Baltası

Bu türde baş kısmı geniş olarak tasarlanmıştır. Bu sayede odun ya da ağaç gövdelerini rahatlıkla iki parçaya ayırabilirsiniz. Ayrıca bu tip baltalar genellikle ağır malzemeden imal edilerek uzun sapla kullanılırlar.

  • Şekillendirme Baltası

Bu tür baltalar genellikle ağaç gövdesinin içine girecek şekilde tasarlanmıştır. Kesme ve yarma işlemleri bu baltalarda uygulaması zor işlerdir. Bıçak mantığında bir çalışma prensibine sahiptir.

Deyimler ve Atasözleri:

  • Baltaya Sap Olamamak: belirli bir iş sahibi olamamak
  • Balta Girmemiş: İçinden hiç ağaç kesilmemiş (orman, koru).
  • Balta olmak: (mecazi) Direnerek bir şey istemek, zamanlı zamansız tedirgin etmek, musallat olmak, üzerine düşmek, asılmak.
  • Baltası kütükten çıkmak: Bir engelden, bir sıkıntıdan kurtulmak.
  • Baltayı taşa vurmak (çalmak): (mecazi) Birine, istemeden üzecek bir söz söylemek, pot kırmak, çam devirmek, gaf yapmak.
  • Ağaca balta vurmuşlar (neyleyim? sapı bendedir) demiş
  • Ormana balta girmiş sapı yine kendisinden.
  • Balta girmedik orman olmaz.
  • Balta girmedik ağaç olmaz.
  • Balta sapını yontamaz.
  • Yolu yordamıyla ormanı baltayla geçersin.
Sizlere elimizden geldiğince balta hakkında bilgi vermeye çalıştık. Umarım faydalı olmuştur. Farklı konularda bu tür araştırmalarımızı sizlere sunmaya devam edeceğiz... görüşmek üzere.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Amatör Telsiz – Yeni Başlayanlar İçin Hazırlık Kılavuzu

Cep telefonunun çekmediği bir yerde kaza yaptın ya da büyük bir depremden kurtulanlar arasındasın ve yardım çağrısı yapamıyorsun. Korkunç ama yaşanması muhtemel bir senaryo değil mi? Böyle bir durum içindeyken bile iletişim kurabilmek için birkaç seçenek var. Konumuz olan amatör telsizler her türlü acil durumda kullanabileceğiniz alternatif iletişim araçlarıdır. Amatör telsizler birçok kişi için eğlenceli bir hobi olsa da, sağladıkları anlık iletişim avantajı hayat kurtarabilir. Ülkemiz gibi nüfusun büyük çoğunluğunun deprem kuşağında yaşadığı ve afete açık bölgelerde, beklenmedik durumlarda bile iletişim kurabilmenin ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliyor olmalısın. Unutma ki acil durumlarda iletişim için telefonlarımıza ve internete güvenemeyiz. Peki, eğitici ve eğlenceli bu iletişim aracı, zorlu durumlarda nasıl bu kadar kullanışlı olabiliyor? Haydi amatör telsizlerin heyecan verici dünyasına göz atalım. Amatör Telsiz Nedir? Amatör telsiz , insanların ticari olmayan amaçlarla b

Orman Sessizliği Sevenlere Longoz Ormanlarıyla Meşhur İğneada

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük longoz ormanlarına ev sahipliği yapan İğneada’da güzel bir gezi sizleri bekliyor. Longoz orman tabiri olarak bilinen ve subasar olarak da söylenen orman türlerinin en güzel örneklerinden bir tanesi Kırklareli ilinin Demirköy ilçesine bağlı İğneada Beldesinde bulunmaktadır . Longoz Ormanları Milli Parkı içerisinde Türkiye ve Avrupa’nın en büyük longoz ormanları bulunmaktadır. İğneada Longoz Ormanları Bulgaristan sınırına yakın Karadeniz sahil şeridinden bulunan bu büyüleyici ormanların yer aldığı milli park yaklaşık 3150 hektar alana sahiptir. Milli parkın içinde bulunduğu İğneada beldesi ise Demirköy ilçesine 27 km İstanbul’a ise 237 km uzaklıkta bir mesafededir. Göllerin Arasında Güzellik Longoz Ormanları Milli Parkı çevresi göller ile döşeli bir güzellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Parkın güney tarafında Saka Gölü, Deniz Gölü, Pedina Gölü, Hamam Gölü ve Mert Gölü ile çevrilidir. Parkın kuzey bölümünde ise Erikli Gölü ve eşsiz güzelliği ile long

Kampçılık Nedir? Nereden Başlamalı?

Doğa ile iç içe eşsiz manzaralar karşısında yapılan kampçılığın günümüzde oldukça popüler doğa sporları arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Pek çok kişi sıkıntı ve stresinden uzaklaşmak adına kampçılığı tercih etmektedir. Kampçılık sporu yapılabilecek en güzel doğa aktiviteleri içerisinde yer almaktadır. Sizlerde kampçılık hakkında araştırmalarda bulunuyorsanız, yazımızdan detaylara ulaşabilirsiniz. Sizlere bu yazımızda Kampçılık Nedir? Nasıl Yapılır? sorularını cevaplandırarak detayları hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Kampçılık Nedir? Nasıl Yapılır? Kampçılık Nedir? Nasıl Yapılır? sorularının aynı zamanda kampçılık sporunu profesyonel anlamda yapmak isteyen kişiler tarafından da araştırıldığını söyleyebiliriz. Pek çok kişi kampçılık faaliyeti ile birlikte psikolojik olarak rahatlamaktadır. Peki, kampçılık nedir? kampçılık hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir? Gelin, hep birlikte bakalım. Kampçılık Nedir? Kampçılık, doğa ile iç içe yapılan ve kişilerin sinir ve stres atmak ama